ana sayfa

iletişim:
info@asikultur.org

 

Mehmet Göze yada ASİ 

ERHUZ AKAL

Mehmet Göze yada ASİ, 74 sonrası, sol harekete damgasını vuran solun biçimlenmesine ve safların oluşmasına katkı koyan önder arkadaşlarımızdan biridir. ASİ, 74 sonrası başlayan ve ölümüne kadar süren 19 yıl birlikte olduğum ASİ benim benliğimde siyasi kimliğiyle yer almaktadır ama onun siyasi kimliği dışında meslek ve insancıl ilişkilerde ön plandaydı. O’nun o özellikleri hakkında diğer arkadaşlarımız, onunla birlikte olanlar bu gazete sayfalarında sizinle düşüncelerini paylaşacaklardır. Ben ASİ’nin siyasi kimliğini ve mücadele anlayışını koymak istiyorum.

1974 sonrası ayakları üzerinde durmaya çalışan ve çok cılız örgütlenmelere sahip olan Kıbrıs sol hareketi 12 Mart cuntasının adadaki uzantıları, temsilcileri ve işbirlikçileriyle savaşmak zorundaydı. ASİ, 12 Mart’ı yaşayan Türkiye’deki demokrasi ve sosyalizm düşüncesine aktif olarak katılan, biçimlenme süresini de bu aktif mücadele içerisinde pekiştiren bir arkadaşımızdı. Ada’ya gelişiyle birlikte Türkiye’de aldığı siyasi bilinç O’nu Kıbrıs’la ilgili somut tahlillere götürmüştür. O’nun siyasi tavrı 1976 yılı CTP Güzelyurt Kongresinde Solla (!) ayrılığa düşmesine sebep olmuştur. O kongrede Sol! Adına yapılanlar ASİ ve arkadaşları için yeni bir yol ayrımına sebep olmuştur. Kıbrıs’ta TEK HALKIN VARLIĞI VE TEK SİYASİ PARTİ önderliğinde örgütlenme tezine karşı Kıbrıs’ta HAKLARIN VARLIĞI ve ayrı ayrı bağımsız örgütlenmelerin olması tezi ile karşı çıkılan fikir ayrılıkları “BAĞIMSIZ KIBRIS, BÜTÜN HALKLAR KARDEŞTİR” şiarı ile hayata geçirilmiş ve HALK-DER’de siyasi lider konumunda yer almış ve her eyleme de aktif katkı koymuştur.

ASİ önderliğinde, HALK-DER kuruluşundan 1980 yılına kadar örgütlenme çalışmaları içerisinde bulunmuş, dernek yapısı olmasına rağmen gündemi belirleyecek siyasi eylemler gerçekleşmiştir. HALK-DER örgütlenmesi içerisinde hareketin belli bir noktada tıkandığı ve yeni açılımlar yapmak gerektiğini savunan ASİ, onunla aynı düşünceye sahip olan arkadaşları ile siyasi parti oluşturma ve partinin siyasal düşüncesini hayata geçirmek için BAĞIMSIZLIK YOLU gazetesini çıkarmaya başlamıştır. Bu gazetenin genel yönetmeni ve sahibi olan ASİ, BÜTÜN HALKLAR KARDEŞTİR sloganını en geniş kitlelere ulaştırmak, şovenizmin, faşizmin ve sömürgeciliğin ortadan kaldırılması yönünde arkadaşları ile çalışmalar yapmıştır. O dönemde gündemi sürekli olarak değiştiren ve kitleleri bilinçlendirmeye uğraşan ASİ ve arkadaşları belli bedelleri ödemek zorunda kaldılar. Bu ödenen bedellerin en büyüğünü  de yine ASİ ödemiş, evi defalarca taciz edilmiş ve içeriye atılmıştır.

ASİ ve arkadaşları bağımsızlık yolu etrafında örgütlenme ve siyasi propaganda çalışmaları yaparken 1980 faşist darbesi birçok şeyin değişmesine sebep olmuştur. Başta hareketin kaynağı öğrenci ve Kıbrıs’taki sosyalist gençlik baskı altına alınmış, dağıtılmış, maddi ve manevi açıdan kaynaklar yok edilmeye çalışılmıştır. Hareketin varlığının zor koşullara rağmen devamından yana olan ASİ bu süreçte partileşme çalışmalarının yeniden gözden geçirilmesine   ve hareketin belli bir süre var olan yapısıyla devamını arkadaşlarıyla birlikte kararlaştırmıştır.

Kıbrıs’ın o günkü koşullarında bunun hayata geçirilmesinin zorlukları HALK-DER hareketinin yeni bir yol ayrımına gelmesine sebep olmuştur. 1981 seçimleriyle birlikte birçok arkadaşı farklı siyasi partilerde faaliyetlerine devam etme kararı alırken ASİ bu süreçte hareketin devamlılığı için çalışmış ama o günkü koşullarda fazla etkili olmamıştır. ASİ’nin siyasi yaşamında etkin rol oynayan bir diğer süreç de arkadaşları ile birlikte 1985’te TKP’ye katılma ve orada siyasi mücadeleye devam etmesi olmuştur. ASİ, TKP’ye katıldıktan sonra da sosyalist görüşünü muhafaza etmiş ve o yapı içerisinde çok kısa sürede kendini kabul ettirerek partinin yetkili kurullarında görev almıştır. TKP’deki siyasi çalışmaları 70 arkadaşıyla birlikte 1989’da partiden atılmasıyla son bulan ASİ kendini yepyeni bir siyasi çalışmanın içinde bulmuştur. Atılan, partiden istifa eden ve geçmiş sol mücadeleye katkı koyan arkadaşlarıyla  birlikte yeni bir oluşumun, Yeni Kıbrıs Partisi (YKP)nin kurulmasında aktif olarak yer almıştır. YKP’nin kurulmasına kurucu olarak katkı koyan ASİ partinin tüm birimlerinde bir nefer gibi çalışmış, YKP’nin siyasi yaşama damgasını vurduğu dönemde parti politikalarının oluşmasında etkin rol oynamıştır. Yaşamı boyunca teslim olmama karakterini en net şekilde ortaya koyan ASİ yaşam savaşında bunu başaramamıştır.